Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

24 Mayıs 2016

Genel bir sorun olarak kavramanızı kolaylaştıracaksa benim erkek olduğumu varsayalım. Genelde takım elbiseli, kravatlı, otuzlarının ortasında, uzun boylu, yakışıklı, soluk benizli, göbeklenmeye başlayan vs. bir erkek. İşte karşınızda sıradan adam.

Lee ve Nicky'ye de kadın diyelim. Nicky muhtemelen sarışındır, ciklet çiğner ve sütyen ölçüsü Lee'ninkinden büyüktür. Rock dergileri okuyup ara sıra duman çeker. Lee'ye gelince, gözlüklüdür. Ama illa öyle olması gerekmez. Ben otuz beş yaşlarında blucin ve önü düğmeli gömlekler giyen, ergenlik çağındaymış gibi görünen, uzun düz saçlı, küçük göğüslü, açık renk tenli, parmaklarının tırnakları dişlenmiş bir kadın olabilirim. Eğer kadınsam, Lee benim çok fazla çalışan, bulunduğu yere yavaş yavaş yükselerek gelmiş, yumuşak sesli kocam; Nicky ise proleter, edepsiz, bira tiryakisi, ağzı bozuk aşığım olabilir. İki çeşitlemede de Nicky'le cinselliğin Lee'den çok daha canlı olduğunu varsayacaksınız. Ne yazık ki ben de sizin düşüncenize katılmak zorundayım.

Pek çok garip şeyin benim sorunumu daha az ciddiye almanıza neden olacağından korktuğum için kendimi size açıklamaya hiç istekli değilim. Ama size Nicky'yi tanımlayabilirim böylece ters çevirme yoluyla kendimi de tanımlamış olurum. Nicky'de bende olmayan pek çok nitelik var örneğin başkalarını yargılama konusundaki isteksizliği. Nicky'yi hiçbir şey öfkelendirmiyor.