Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

20 Mart 2016

yaşadığım daha doğrusu en iğrenç iş deneyimi sanırım burasıydı
o dereceydi ki çaresiz hissedip annemi aradım.
durumu anlattım,, -çık ordan hemen...- diye cümleye başlayınca yapmam gerekenin saçma olmadığını düşünmeme yardımcı oldu.
telefonu kapatınca o an ki durumda bana etraftan hiçbir görüntü, ses, konuşma çağrıştırmamasına rağmen gözümün önüne gelen o kadar yıl geçmiş olmasına rağmen yoğun bakım odasına girer girmez ayak parmaklarıma dokunup -hissediyo musun
diye ağlayarak benden bi yanıt bekleyen annemin surat ifadesi oldu.
burayı arada bi hayatımı arşivlemekten ibaret görsem de aslında çoğu hisleri, bakışları bir çok şeyi unutmuş gibi yapmak biraz pislik zor bi olay. ama ne yazık ki bu olduğunda başlıyo. ha belki -iyi belki de -kötü ama başlıyo işte sonuç olarak.