Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

22 Ocak 2016

didem madak

-...ben kırmızı tırtıl dili gördüm. bize geldi siren sesleri arasında her şey bir arada ve aynı anda olmuştu
Ey beni dili kesik bir korku filmine esas kız yapan hayat! bak küfrün sokaklarında lambalar yandı.

Ben sesleri birbirine uyduğu için yalnızca perşembeleri endişelenen bir şair değilim.
Bilesin ki devamlı endişeliyim.
Bilhassa pazarları.
İzmir'deyken eski günlerde.
Benim eski günlerim İzmir'de kaldı.

İşte o günlerde pazarları pazara çıkıp sebze ve meyveleri rengârenk bir eski düğme kutusu gibi karıştırır ve rahatlardım.

Bilhassa inanmaya inanırdım.
Ümitvardım.
Ümitvarların acısı büyüktür.
O zamanlar inanan bir ümitvar acısı ile ağlardım.

**Bazı geceler dilimi tutan pası ovar ve inançlarımı geri isterdim.
ümitvar acılarımı geri isterdim.
Benimle konuşmalarını isterdim.
Bana söyleyin derdim. "beni böyle çaresiz, beni böyle derbeder" bırakmayın derdim.

Çünkü o zaman kırmızı tırtıl dilini kim kaybetmişti ki ben bulayım.
İçimde dönüp duran gezegenleri seyrederken, gezmeyegen olmuştum.
Çakılıp kalmıştım.
Sert çakılmıştım.
Çarptığım şehirdim.
Dilimi tutan pası ovalamak için dilimi çıkardığımda, ki şair dilini çıkarırsa onu kesmelidir. kestim.

Kesinlikle kesin bir dille ümidi reddettim.
Buna bir gün karşıdan karşıya geçerken karar verdim.
Çünkü çantasında sosyal fobi taşıyan bir avukat kadar mutsuzdum.
Çünkü çok çalışmam gerekiyordu ve depresyona girmeye vakit bulamıyordum.

İçimde kaskatı duran bir şeylerin varlığından kimseye söz etmiyordum.
Kafka'nın ruhuna fatiha okuyarak dolaştığım günlerdi.

*Çünkü çok içlenmiştim, çünkü gücüm gücüme gitmişti. gül ağacım çünkü. ısrarım çünkü yaşamaktaki.
Gücüme gitmişti.

Çünkü illaki yaşayacaktım.
İçlenmiştim.
İçli bir şey olmuştum.
Bağırmaya yakışmamıştım.
Ve zati yeterince bağırmıştım.
Salladığında buzların sesine alışmıştım.
Çok yürümüştüm.
Otuz altı numara ayaklarım bile bu dünyayı adımlayıp durmamı acayip karşılamıştı.
Buna hayret etmiştim.
Buna çok sevinmiştim..

Kimseye etmeden şikâyet,
Kötü şarkılara alıştık. şiir ithafkârı olduk.
Uzun listeler çıkardık. şiir ithaf edersek belki iyileşir mahalledeki deli.
Belki şiir ithaf ederek dile, dile benden ne dilersen diyebilirsiniz...