Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

8 Temmuz 2015

"Kumo no mukô, yakusoku no basho"

Moral bozukluğuyla sanırım beni sadece iyi bi animasyon filmi iyi hisettirir düşüncesiyle "the garden of words" filminin de yönetmeni olan makoto shinkai filmerinden izlemediğim bir tane seçiyim diye düşünüp, sanki en duygu yoğunluğu barındıran bir tane seçmişcesine ya da benim moralim bozuk olduğundan abartıyor da olabilirim çünkü öyle romantik bir şey olmaması umuduyla açmıştım konusuyla ilgili de pek fazla yazı bulamadığımdan direkt seyredeyim dedim.. Fakat beni daha da üzgün, ardı arkası kesilmeyen sigara içme isteğimle daha da kötü bir modla ortada bıraktı diyebilirim.
Bahsettiğim filmin adı "the place promised in our early days" ... 1,5 saatimi ağlayarak, içimi rahatlatmasına yardımcı olduğu için en azından minnettarım.. İzlediğim en güzel filmlerden biri oldu, özellikle Takuya ve Hiroki'nin o karda yürüdükleri karede çıkardıkları ses detayı... 
Sayuri'nin de bulunduğu üçünün gün batımında oturup o inanılmaz turuncu, göz alıcı görüntü insanın resmen filmin içine dalıp güneşin verdiği sıcaklığı hissetme arzusu uyandırıyor. Ve sondaki müzik .. Umarım bu güzel filmi sevgilinizle falan seyredip üstüne mc donalds menü söyleyip uyursunuz benim film bitince canım inanılmaz hamburger çekti tyhgntghgh.. 
Bana bir velaciela yapan olmaz. 


***

Hiç yorum yok: