Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

22 Kasım 2014

tezer ozlu

Tezer özlü kitaplarının arka ve ön yüzü arasındaki her şeyi okuduğunuzda vardığınız sonuç şu olmuştur sanırım: Pavese'ye olan ilgisinin bunaltıcı derecede sıkıcı oluşu..
Çok fazla intihar, sürekli değişen ruh halleri, belli bir olay örgüsünün olmayışı, Pavese'nin intihar ettiği otel odasına gidip orayı tutması ve hayal kırıklığına uğraması vsvs..
Sanki sen oraya gittin diye Pavese'nin ruhu kafanın tam üstünde belirecek ve "tezer biliyorum hayat ve insanlar boktan sen seçilmiş bir insansın, yine de hayata tutun" gibi laflar mı edicekti..

Üç kitabında da sanki onun kopyasını okuyormuşum hissini üzerimden atamadım.
Pavese'yi lisede okuduğumda çok etkilenmiştim, bu yüzden az çok karşılaştırma yapabiliyorum artık görüşmediğim bir arkadaşım pavesenin kitabını 5dakika inceledikten sonra bana "bu adam şu kapkalın kitabın içini sadece sızlanmalarıyla, mutsuzluğuyla, intihar isteğiyle doldurmuş olması çok gereksiz, sana bir şey katacağını düşünmüyorum" demişti..
Halbuki bunun dışında pek çok şeye değinmiş olan bir yazar okuduğunuzda da ne demek istediğimi görebilirsiniz... Ama tezer özlünün karamsarlığına ben bile katlanamadım.. kitap elimdeyken kendi kendini yok etmeye çalışacak, alev alıcak filan sandım. Ve artık bu türde kitaplar okumanın bana iyi gelmediğini fark ettim..bu konudaki zevkimin de değiştiğini fark etmek beni iyi hissettirmedi değil.

Sinirimi bozan asıl üzücü nokta ise yazarların bazılarının böyle oluşu, bir kaç farklı türde yazan yazarlardan etkilenmek değil de tek bir yazara saplantılı kalıp onu kopyalama ihtiyacı duyup piyasaya sürme olayı..
Bu da sadece türk yazarlarda var sanırım. Nilgün Marmara'nın da Sylvia'dan hep etkilenmesi ve bunun sonucunda tıpkı onun üslubuna benzer şiirler yazması gibi .. onda da hayal kırıklığına uğramıştım.
Nefret kusmak için edebiyatı seçen bazı yazarlara tapmıyor değilim ama bu nefreti en özgün, akıllıca (bana göre) Sylvia yaptı..
Tezer ise bir çok ülkeyi gezip görmüş olmasına rağmen tekrarladığı şeyler hep gitmek, gitmek, duygu açlığı, sevgiden kaçmak, korku, tren rayları, kaçmak, otel odaları..... kaçmak ve kaçmak! blahblahbla...