Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

2 Haziran 2012

Yapmamız gereken önemli işleri gerçekleştirmek için önemsiz gerekçeler bulma sanatı. Bir hiç olduğumuzu, başkalarının da birer hiç olduklarını bile bile, sırf kendimiz olduğumuz için herkesten önemli olduğumuzu unutmama sanatı. Daha sonra yükseklere sıçrayabilmek için acıların derinliklerine yıldırım hızıyla çarpma sanatı. Kendimizi bir başkasının yerine koyup herkesin yalnız kendini düşündüğünü öğrenme sanatı. Sanatsız yapabilme sanatı. Yalnız kalabilme sanatı. (9 Ekim)

Genç... sert ve keskin çizgili yüzüyle, pek sevimli bir insan örneği değil. Ürkütücü olduğu bile söylenebilir. Kendi yaptığı şeyler üstüne bir şey söylemiyor, oysa önemli bir havaya girerek bunların tartışılmasına izin veriyor. İnatçı, kendi içine dönük, gözlemci ve bağnaz. İnsan şuradan buradan konuşamıyor bu adamla; şakalaşması bile ciddi, umulmadık bir şeyler anlatmak istiyor bu yoldan. "Üstünlük kompleksi var," diyor Calvino; haklı. Çünkü aynı zamanda sıkılmış, bıkmış bir havası var. Sevimsiz bir adam. (21 Ocak)


Kadın tipleri: Başkalarını sömürenler ve başkalarının kendilerini sömürmelerine izin verenler. Erkek tipleri: birinci tipten hoşlananlar, ikinci tipten hoşlananlar.
Birinci tip kadınlar tatlı dilli, kibar, hanım kadınlardır. İkinci tip kadınlar ise ters, kaba, davranışlarını denetleyemeyen kadınlardır. (Kabalıklarının ve tersliklerinin nedeni sevgiye susamış olmalarıdır.) Her iki tip de insanlar arasında anlaşmanın olanaksızlığını doğrularlar. Eşit insan yoktur, efendilerle uşaklar vardır. Tek korkusuz kural: Yalnız, yalnız, yalnız olmaktır. Davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman, kendini yiğit bir insan sayabilirsin. (15 Ekim)


"Bir erkeğin bir kadınla ya da bütün kadınlarla nasıl ilgilendiği ya da ilgilenmediği onun bütün yaşam düzenini gösterir," diyor. Sen de "Kadınsız da yaşayabilirim," diyorsun ve çalışmana engel olabilecek her türlü ilişkiden kaçınıyorsun. Başka bir adam, "Tanrı'nın yolu bana kapanmasın diye kendimi günaha girmekten sakınmalıyım," der ve bu kuşku içinde bu konuyu kendisi için yok sayar. Başka birisi ise işi oluruna bırakır, hayatın tadını çıkarır, böylece günlük hayatla daha sıkı bağlar kurar. Cinsel hayatla ilgili her şeyi çözümleyip bayağılaştırmak isteyen bir insan, hayatın kendisine ve kendi yaşayışındaki her şeye de aynı şeyi yapar; her şeyi bayağılaştırır; çünkü bunları somut varlıklar olarak görür. Kabalık, budalalık. (7 Mart)


"Başkalarının bana karşı davranışlarından yakınıyorsam, kuşkusuz haksızımdır. Çünkü bu her zaman benim onlara karşı davranışımın bir sonucu, bir kopyasıdır. Ama yeterince sevilmediğime üzülüyorsam, bu da benim yeterince seven bir insan olmayaşımdandır." (Narkissos)

Hiç öfkelenmeyen insandan sakın çünkü insan ancak kendini denetlemediği zaman içtendir, yollu öğüt şu anlama geliyor: Her insanın içinde belli bir kin biriktiğine göre, özellikle öfkeye kapılıp kendini ele vermeyen insanlara karşı uyanık ol. Sana gelince, içindeki kini gizlemenin bir zararı yok, ama öfkeye kapılarak kendini ele vermen doğru olmaz. (1 Şubat)

Ondan hoşlanmamaya başlamam onun doğadaki ve hayattaki birçok şeyi bunlar üzerinde yeterince düşünmeden kabul etmesinden ileri geliyor. Doğurmaktan, aybaşısından, yaşlanmakta oluşundan söz ederek kalbini hep avucunda taşıyor. (5 Şubat)

Cömertçe, başkalarının acılarını paylaşarak yaşayamayan insan, kendi acısını dayanılmaz bir yoğunlukta duymakla cezalandırılır. Acıyı yalnız ortak yazgımızın düzeyine çıkarmakla, başkalarının acılarına anlayış göstermekle dayanılır duruma sokabiliriz. Bencillerin çektiği ceza, bunu ancak okkanın altına kendileri girdikleri zaman anlamalarıdır;bu duruma düştükten sonra, bencil insan, o da kendi çıkarı için, cömertliği öğrenmeye çabalar. (30 Ocak)

Böyle kadınların hayatı nasıl bir şeydir acaba? Biraz gezip tozma, biraz gülüp eğlenme, saçma sapan giyim kuşam ve dedikodu. Sanki senin hayatın daha mı güzel? (5 Mayıs)

Hiç yorum yok: