Fotoğrafım
"We don’t pray for love, we just pray for cars..."

21 Temmuz 2011

Sevgi kızarmış patates ve yanında sosis biçiminde de olabilir, bir araba dayak biçiminde de, çocuk bunu karşısına konulduğu gibi alır. Eskiden babam işten geç geldiğinde ablam ve ben saatler önce yataklarımıza girmiş olurduk o merdivenlerden sessizce çıkardı. Ama o sessizliği bile beni uyandırırdı çünkü derin uykuya dalmaz ve onu beklerdim. Kaygıyla odamın kapısını açar ve geç olduğunu, çoktan uyumuş olmam gerektiğini söylerdi.
"Hadi," derdi. "Sana rahat bir yuva yapalım."
Yüzüme dokunmadan yastığımın uçlarından tutar ve kulaklarım içine gömülecek şekilde yukarı çekerdi.
"İşte şimdi güzel güzel uyuyabilirsin." derdi.
Ama artık uyumam hiç mümkün olmazdı. Bana o kadar sevgiyle yaptığı yuvayı bozabileceğimden öylesine korkardım ki, başımı döndürmeye cesaret edemediğim için boynum tutulurdu ve saatlerce uyanık kalırdım.

Hiç yorum yok: